Winter is Coming / Kayak, Snowboard Girizgah

After a skiing-snowboarding day in Mount Erciyes ( Photo: Ekin Akman )
Her ne kadar 1999'dan beri dağcılık yapıyor olup kar, fırtına, tipi demeden kışın dağlara gitsemde nedense elverememiştim kaymalı, hoplamalı, zıplamalı kış sporlarına.
En fazla kışın kaymak adına yaptığımız şey, altımıza aldığımız naylon şeylerle sonu dikenlik yada çort ile biten eğimli bir yer bulup hızla oralara girmekti, çocukluktan beri.
Eskişehir kışlarında ayakta durmaya çalışmayı saymazsak dengesi iyi biri olmama rağmen denememiştim bu sporları.
2002 senesiydi kayakla tanışmam..Uludağ'da Dağcılık Federasyonu Kış arama-Kurtarma Eğitimini başarıyla geçtikten sonra kamp bitiminde takmıştım ayağıma ilk kayakları.
KTÜ'den Fatih kar sapanı göstermişti o kadar.
Düşe-kalka, baka-göre, bata-çıka gün sonunda sınırsız ski-pass (tele-ski, telsiyej gibi aletlere binmek için kullanılan kart ) larında desteğiyle Uludağ acemi pistinden hiç düşmeden art arda inebiliyorduk pist başlangıcına artık.
Sonraki bir kaç gün ilk defa yoğun ve farklı çalıştırılan kaslar, ağrı sızı ve tutulma olarak bedelini ödetecekti kaçınılmaz olarak.



A camp in Kabakoz ( Agva - Istanbul ) / Kabakoz'da kamp (Ağva-İstanbul )

Hafta sonu kamp yapalım teklifine ilk başta sıcak bakmamıştım.
Üzerine çalışmam gereken projelerim nedeniyle hafta sonunu evde bilgisayar başında geçirmem iyi olacaktı.
Ama insanların fırsat konusunda tutarsız davrandığını düşününce bu fırsatı değerlendirmeye karar veriyorum.
Öyle yada böyle arkasından sürekli koşmak durumunda olduğumuz bir zaman algımız var.
Asla geçemeyeceğimiz ama yavaşlarsak hızla uzaklaşan türden.
Sonuç olarak doğanın içine karıştığım her an diliminde ilüzyonlardan uzaklaşıp, fiziken ve zihnen bir üst insana kapının açıldığını hissederim.
Önemin ve/veya önemli olanın önemsizleştiği yani gerçek değerine yaklaştığı durumlardır bunlar.
Masalı kesiyorum ve etkinliğin detaylarına geri dönüyorum.
Akşam sebzeli makarnaya barbunya katmak ve afiyetle midemizde yer alması için alışveriş yaptık.
İstikametimiz Kabakoz.
Trafikten anlaşılan o ki bugün herkes Şile- Ağva yolcusu.
Biraz kaybolarak biraz navigasyon azizliği ile Kabakoz'a ulaşıyoruz.

Team /Ekip ( Photo : Onur Duman )


Çanakkale-İzmir 6.Gün( Çandarlı-Aliağa Etabı 36 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 6 ( Candarli-Aliaga stage 36 km )

Sabah doğan güneşin de etkisiyle 08:00 civarı uyanıyoruz.
We slept on the top of the boat of diving centre" Derin Dalis" (photo: Bahadir Elverdi)

Geç yatmış olmamıza rağmen dinlenmiş hissediyoruz.
Hemen kahvaltı için Onur'dan aldığım tarifle  limanın diğer tarafındaki balıkçıların oradaki börekçiden 2 tepsi Boşnak böreği alıyorum. Toplam 20 TL.
Tekneyle limandan çıkıp biraz ilerliyoruz ve atlıyoruz denize.Sabah sabah çok iyi geliyor.
Ardından tekneyi temizliyor ve düzenliyoruz.Çayında demlenmesinin ardından Çandarlı koyunda nefis kahvaltı yapıyoruz.


Çanakkale-İzmir 5.Gün( Ayvalık-Çandarlı Etabı 70 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 5 ( Ayvalik- Candarli stage 70 km )

Yeni çadır yerimiz sayesinde, gece hafif esinti ve sessizlikle birlikte güzel bir uyku çekiyoruz.

Best tent place of the tour ( Photo: Bahadir Elverdi )

Sabah hemen kahvaltı hazırlıklarına başlıyoruz Akşam makarnaya kattığım barbunya pilakinin kutusunu yumurta haşlamak için kullanıyorum.

Willy and bean can for boiling eggs ( Photo: Bahadir Elverdi )

Çanakkale-İzmir 4.Gün( Dinlenme günü ) / Canakkale-Izmir Route Day 4 (Rest day )

Yine gece hava karardıktan sonra kamp alanına geldiğimiz için etrafın güzelliklerini sabah görebiliyoruz.
Çam ormanının içinde, denize kıyısı olan, denize doğru uzanan bir adet iskeleye sahip ve geniş bir oturma alanı olan Ayvalık Kamping'de bugünü dinlenme günü ilan ederek bir gece daha kalmaya karar veriyoruz.

Ayvalik camping between pine trees.( Photo: Bahadir Elverdi )

Kampımızı kamp içi yola yakın kurduğumuz için gece boyu yokuşta pati çeken araçların sesi zaman zaman uykumuzu bölüyor.Kahvaltı öncesi denize girmek bir ritüel, bir ayin adeta.
Beach of the camping ( Photo: Bahadir Elverdi )

Çanakkale-İzmir 3.Gün( Küçükkuyu-Ayvalık Etabı 79 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 3 (Kucukkuyu-Ayvalik stage 79 km )

Çadırı ağaç altına kurmanın faydasını görüyoruz. Sabah güneşi saat alarmı gibi rahatsız etmiyor böylelikle.
Gece geç saatte geldiğimiz için kamp yerini gündüz gözüyle görebiliyoruz.

Zeus Camp and our tent (Photo: Bahadir Elverdi )
Kahve ve çay içmek, sabah denize girmenin yanında insanı kendine getirme yöntemi olarak cılız kalıyor.

(Photo: Bahadir Elverdi )

Çanakkale-İzmir 2.Gün( Geyikli-Küçükkuyu Etabı 74 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 2 ( Geyikli - Kucukkuyu stage 74 km )

İlk günün yorgunluğuyla deliksiz uyku beklerken, sahile kurmamız nedeniyle gece rüzgarın çıkmasıyla dış tentenin gürültüsü yüzünden ara ara uyandık.Rüzgarın dinmemesi nedeniyle gece kalkıp çadırı, Decathlon'dan 10,9 TL aldığım Simond marka 2 mm çapında 10 m yardımcı  statik ip ile ekstra gerdirdim.(Yüksek irtifa dağcılığında sıkça kullanılan bir yöntemdir.)
You have to tie additional rope independent points over the tent for more stabilization at windy situations.

our bikes and tent

Çanakkale-İzmir 1.Gün( Çanakkale-Geyikli Etabı 62 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 1 ( Canakkale-Geyikli stage 62 km )

Bayram üzeri olması nedeniyle günlerdir bilet bulamamış, alternatif ulaşım şekilleri ve güzergahlar belirlemiştik.
Beklenen 2 koltuk Kamil Koç firmasından bulundu ve hızlıca satın alındı.
Cumartesi 22:40 ta aracın ilk hareket terminalinin Dudullu olduğunu çağrı merkezinden öğrendikten sonra oraya sürmeye karar vermiştik. Kabataş-Bostancı Hızlı feribot Kabataş-Kadıköy yolcu motoruna döndü ve Kadıköy'e geçtik.
Moda-Bostancı sahilinde sürüp gösteri merkezinden yukarı çıkıp Dudullu yönünde pedalladık.
Amacımız olan erken varmayı başardık ve hızla bisikletleri uygun bagaj haline getirdim. Mat ve çadır altlığı ile ve perlonla güzelce sabitledim. Otobüs terminalde hazırdır anonsu yapıldığında hemen gittim ve muavine hiç iş bırakmadan atladım bagajın içine.(Kamil Koç muavini Mustafa Güllü yardımcı oldu gerek bagaj konusunda gerekse yolculuk boyunca otobüs yolcularıyla olan diyalogları standardın üzerindeydi.) Bisikletleri dik pozisyonda bagajın demirlerine perlonla bağlayıp maşa uçlarına duct tape ile karton bantladım. Bisiklete ilk temas edecek bagajlarda bizim çanta ve heybe oldu. Toplam 3 dakikada ağrısız sızısız halloldu. 4. kez bisiklet taşıyorum, hiç bir bagaj problemi yaşamadım ve bu seferki bayram yığılması olmasına rağmen. Çözüm üreten taraf olmak gerek hayatta.
Bu konuda sıkıntı yaşayan arkadaşlara tavsiyelerim şunlar:
Erkenden otobüsün kalkacağı ilk terminale gidin ve bisikletin ön tekerini sökün, gidonu yan çevirin ve bisikletin söktüğümüz tekerini dışta kalacak şekilde bisiklete bağlayın. Pedalları sökmek isteğe bağlı. Bu sebeple yanımda perlon, yardımcı ip ve karabinalar taşıyorum. Bisikletin sivri kalan kısımlarını karton, mat parçaları ile bantlayın ve bisikleti bagaja sabitleyin. (ya da paraya kıyıp bisiklet taşıma çantası alın, hardcase alın hatta)
Otobüs hareket ettiğinde İstanbul'un Anadoluya açılan E5 i kilitti.
Yol boyunca fazla uyuyamadım. Malkara civarında kilometrelerce araç trafiği vardı. Gelibolu-Lapseki arabalı vapurunda gün doğumu fotoğraflamaya çıktım. Yeni aldığım polarize filtreyi denemiş oldum böylelikle.
MSC &sunrise (Photo: Bahadir Elverdi)

Bisiklet ile Çanakkale-İzmir Turu (Hazırlık ) / Preperation for Canakkale-Izmir Bike Tour

-Bayramda bisiklet turu yapalım mı?
Bu soruya verilen evet cevabı ve önümüzde uzanan 9 gün nedeniyle tüm kargaşa/planlama süreci başladı.Rota Çanakkale- İzmir (bol yüzmeli, aylaklık dolu bir rota)
İyide  ama benim bisikletim yok.Nasıl çözeriz? Ödünç alma olasılıklarını araştırınca VSF fahrradmanufaktur T-500 Shimano Deore 30 Vites, Whistle Mivok 1160 d 27 vites seçenek olarak duruyor. 
En son seçenek ise düşük donanımlı sıfır bir bisiklet almak.
Sonunda bu yolculuk için bisikletlerimiz  B’twin Rockrider 5.2 ve diğeri turda olduğu için güç bela ödünç alınan Whistle Mivok 1160 D oluyor.
Biraz bisikletleri tanıyalım o zaman.

B’twinRockrider 5.2

B'twin Rockrider 5.2

Giriş seviyesi bir MTB
26 jant,
Yaklaşık 14 kg
Shimano Altus 8 vites kol; 
Shimano C050 ön vites attırıcı ; 
Shimano Altus arka vites attırıcı,
Rockrider Suntour XCT 80 mm maşa
Arka rockrider v fren, ön Hayes mx5 disc fren özelliklerini barındırıyor.



Whistle Mivok 1160D

Giriş seviyesinden orta sınıfa kadar bir MTB
26 jant
Yaklaşık 13,5 kg
Shimano Deore SL-M590 9 vites kol, Shimano Deore FD M 590 ön vites attırıcı, Shimano Deore RD-M592SGS Shadow arka vites attırıcı
Suntour XCM RL 100mm Suspansiyon,
Shimano BRM 575 Hidrolik disk frenler ( ön+arka)

Peki yola çıkmadan bisikletlere neler yaptık?

*Her iki bisikletin tekeri de CST City Traveler ile değiştirildi.
*Her iki bisiklet içinde 25 kg yükleme kapasitesi olan aluminyum arka bagaj alındı.(Whistle Mivok 1160 D de üst arka çatalda arka bagaj montaj deliği olmadığı için doğalgaz borusu kelepçesi alıp montajı öyle yaptım. Somunlu bulamadığım için trifonlu aldım ve satıcı ile birlikte tel testere ile kestik vidayı)
Doğalgaz boru kelepçesi
basic tools

*2 adet yedek iç lastik alındı.
*2 adet vites teli ve 2 adet fren teli alındı.
*Zincirler temizlendi yağlandı.
*1 adet Duct tape (sinema sektöründe çalışırken girdi hayatıma ve neredeyse denize giderken bile bir parça taşımak istiyorum yanımda.)
Mytbusters’ın duct tape ile yaptıklarını izleyen her bisikletçi çantasına atmalı bence.
*Çantalar ise Quechua 37 lt tırmanış çantası(artık üretilmiyor.Fransa’da eğitim/staj sonrası çalıştığım mağaza çalışanları hediye etmişti), B’twin 30 lt heybe (7 günlük turda  aşınma nedeniyle geri verilecek)
Climbing Rope bag 37 lt and 30 lt panniers


Kamp mutfağı önemli tabi ki. Benim vazgeçilmezim 13 yıllık MSR Whisperlite ocak.48 TL’ye almıştım.14 yıllık dağcılık tırmanış hayatımda 4 mevsimin 5 şartında(kar, tipi,fırtına) çok iyi işi çıkardı.Doğru kullanımı, bakımı konularında yakında bir video hazırlayacağım.Alkol ve gaz ocağı kullanımını yetersiz buluyorum ve tercih etmiyorum. Tatonka tencere tava seti, SIGG 0,75 matara, Aptonia 0,65 suluk,MSR 30 oz (887ml) depo (22 oz 650 ml depoyu götürmemeyi tercih ettim).Çatal –kaşık olarak ise 2009 da Auchan’dan aldığım Sodeb’o Pasta Box’ın içinden çıkan plastik çatal-kaşık (hala kullanıyorum)ve Decathlon' dan alınan plastik çatal-kaşık.
Evde hazırlanmış çeşni. Şeker gibi sağlıksız bir beyazı kullanan yok ekipte.
Kamp mutfağı / Camp Kitchen

Kamp ekipmanlarına gelince:
Çadır olarak tek kişilik Ferrino Lightent 1 kullanıyoruz. 1,25 kg ağırlığı ile alpinist felsefe benimsemiş biri için ağır bile sayılır. Free standing bir çadır olmadığından kampçılığı iyi bilenler tarafından kullanılmasını şiddetle tavsiye ederim. Çadırlar  ile ilgili önümüzdeki günlerde video çalışmalarım olacak.Teknik ve detaylı yazılar ekleyeceğim bu bloğa. Mat olarak Quechua'nın M100 aliminyum filmli matını kullanıyoruz. Konforunuza düşkünseniz Ultralight ve şişirilebilir matlar tavsiye ederim. Pros ve cons lar başka bir yazıya kalsın.


Ferrino Lightent 1 ve Quechua M100 Matress
Kasklarımız ise Prowell ve B'twin


Helmets / Kasklar

 Bisikletleri yüklemeden önce güzel bir kahvaltı ediyoruz. 
Before loading bikes we gonna have breakfast

Ve bisikletler hazır.

Canakkale-Izmir Turu ilk gun

NOTES: I quit my job 1 month ago.We planned to ride through Canakkale to Izmir in ramadan holiday which is 3 working days this year. Tgoing to ride Rockrider 5.2 and Whistle Mivok 1160 d in this tour.
Both bikes are MTB but can work on this trip.The route is not long enough but cool to ride and we can have chance to swim and camp in very good places.We bought 2 alliminium pannier racks with a capacity of 25 kg each. Also got one B'twin 30 lt pannier bag and used a 37 lt climbing rope bag.
Our camp kitchen pieces are MSR Whisperlite stove taht I was using for 13 years( I found performance of gas stoves weak) Tatonka camp set, SIGG bottle etc.As tent we prefer Ferrino Lightent 1 because of  our background as alpinists.
The route, pics and useful infos will be published soon..