There is no new year / Revised to do list.

Life is continuous.
It doesn't matter you seperate it into seconds, minutes, hours, days, weeks or years.
Life is continuous.
Within the birth your limited period of life journey will start through the unknown moment of your death.
Who knows when and where it will happen?
No one.

Life itself is simple and will keep going on changing miliseconds to miliseconds.
We all have the power to chance all our habits in a second.
A simple trick I was using for this is to remind myself the question "What did you have at your first cry, few seconds  after your birth?
Answer is simple nothing.
Then you started to learn things, believe thoughts, add materials and surround your mind with thousand of beliefs.
The cause of your happiness and unhappiness are these things which filled your life.
Permission was given by you.

Draw a line from your birth to today and keep going on drawing to future.
(If you believe you are immortal line can be long )
So think how many people entered your life and how many is still in your life, how many you stopped your relationship and how many stopped to have a relationship with you.
How many things you love are still with you, how many throwed to rubbish by you.

Don't forget that value is not a concrete thing.
So change your plans, change your habits, add things to your life, remove things from your life.
Live in a dynamic way!
Otherwise your life is a second hand life lived under the light of other people's thought.

I wrote this because my finger tendon was seriously injured yesterday in a training session.
I was coming close to good shape in climbing and ready to start second period of my training plan to achieve my bouldering goal for Fb 8a.

Me on one my training session ( I am a businessman )


But now they all gone.

I have to wait.
I have to change all my to do list for the near future.
I have to change my sports.
I have to adapt myself to other values of my life.

I am lucky enough that I'm practising lots of sports and always try to give my all.
Now I have to change my direction to running, cycling for the near future.
Also I have to think more about mountaineering, skiing, snowboarding and some other projects of mine.
My new plans are:

To train for 50k,100k running
To train for 350-400k/ a day cycling.
To work hard on my micro adventure projects.
To develop my outdoor photography.

I would like to finish one good quotes from Pema Chödrön
“Meditation practice isn't about trying to throw ourselves away and become something better. It's about befriending who we are already.”



Keep living in adynamic way!
#frequentlyadventurer






Tırmanışa Dönüş

English version is coming soon
Tırmanışa her seferinde ara verip, eski seviyeme dönmem kolay olmuştu ama bu sefer ara biraz uzun oldu sanırım.
Milenyum(2000) ile başlamıştım tırmanmaya.O zamanlar aplikasyonların app'ı bile yoktu.
İlk Eskişehir Kızılinler'de ipe girmiştim.Üstten emniyetli bir tırmanıştı.
Her şey ondan sonra başladı.
Ne bulursam okumaya, deli gibi araştırmaya, farklı sporlardan ortaya karışık antrenmanlar yapmaya başladım.( o dönemlerde izleyecek kaynak bulmak aşırı sıkıntılı olduğu için )
İlk kaya tırmanış ayakkabım arkadaşlarımın ortak hediyesi olarak Bufo Fun Velcro modeliydi ve uzun yıllar şaşırttım o ayakkabıyla insanları.
İzmir'in ilk  cafe-tırmanma duvarı konsepti olan Outdoor Center Alsancak 2003 yılının Eylül'ünde açılmıştı.O konseptin çalışanı bir eğitmen ve aktif tırmanıcı olarak çağ atladım.
Yüzümüzü batıya dönmüştük bile.2004 yılında İzmir'in ilk çocuk tırmanış yarışmasını düzenledim.(Türkiye'nin 2.sanırım )
5 -12 yaş arası 11 çocukla.Hepsi de öğrencimdi.
İzmir'in lokal yarışmasını da kazanmıştım kahvaltıda margarinli ekmek yiyerek :)) (hala geyiği yapılır)
56 m2 lik tırmanma duvarımız vardı.Sırasıyla Karşıyaka'ya taşıdık.Daha sonra Zirve Dağcılık Genel merkezine ve son olarak çığda kaybettiğimiz arkadaşım Erdem Tapul'un adı verilen  tırmanma duvarı olarak hizmet veriyor aldığım son duyumlara göre..Ne çok tırmanış ne çok anı.
Güzel tırmanıcı arkadaşlarım sayesinde epey eğlenceli senelerdi.
Gençtik ve tek derdimiz tırmanmak ve eğlenmekti ve bu konuda oldukça iyi bir jenerasyonduk.
O dönem Seçkin ve Zorbey ile oldukça çok antrenman yapıyor,Takoz, 9+ tırmanış dergilerini okuyor, oldukça fazla video izliyor,yarışmalara katılıyor, Bafa'nın tadına varıyorduk.
Sonra SCW markamızla tırmanma duvarları yapmaya başladık.
O dönemde 20m yüksekliğiyle Türkiye'nin en yüksek ve  50 metre genişliğiyle en geniş tırmanma duvarlarını ürettik, montajını yaptık.Yapılan tırmanma duvarı miktarı şirketin kapandığı 2007 sonlarına kadar 20 adetin üzerine çıktı. Tümünün üretim ve montajında aktif olarak çalıştım.Hatta bir ara adım alaylı mühendise çıkmıştı.
Askeri okulların büyük çoğunluğu, Üniversiteler, toplu yaşam alanları, aquaparklar, özel mülkler, okullar bambaşka bir seviyeye taşıdık sektörü.Ne de olsa tescilli ilk tırmanma duvarı markasıydık.
70 adetin üzerinde tırmanmış tutamağı modelledim, kalıpladım ve 7.000 adetin üzerinde döküm yaparak tırmanma duvarlarında, yarışmalarda yer almasını sağlamıştım.
Yoğun, yıpratıcı yıllardı.
2008 askerlik, 2009-2010 Decathlon'daki yoğun iş yaşamım beni tırmanıştan kopardı.
7b+ seviyesine kadar kısa kaya tırmanabilirken bıçak gibi kesilmişti tırmanışla ilişkim.
Başka sporlar deneyimliyordum.
2014 yılında tersanedeki son işimden ayrılıp, bisiklet, koşu ağırlıklı sporlara yöneldim.
Bisikletle 163km yaptım, ilk maratonumu  koştum.
2014 yılının sonlarında fitnessa ağırlık verip tırmanışa geri dönmek için base oluşturdum.
2015 ile birlikte tutamaklara tekrar döndüm.
Artık bir ticklist bile yaptım.
2015 yılı sporda zirveye ulaştığım bir yıl olarak planladım ve hayatımı spordan kazanmaya karar verdim.( iş başvurusu bile yapmıyorum o derece ) ve en yüksek tırmanış seviyesine bu yıl ulaşmayı hedefliyorum.
Her ne kadar teknik olarak her zamanki gibi iyi durumda olsam da, her zaman sıkıntılı olan kuvvetimi geliştirmeye calışıyorum.
Climbing business Photo: Ekin Akman